Bu Delirişim Neden
Nisan 12, 2007
Yalnızlığımı hissediyorum bugünlerde , hiç acımadan unutulmaya yüz tutan insanlar var hayatımda ve karşılıklı olarak aranmayı bekliyoruz , biliyorum..
Özlüyorum hepinizi ve bu kadar muhtaç olduğumu sizlere hatırlatıyorum bir kez daha..
Odalarda tek başına olmuyor , en güzel şarkılarda da uyunmuyor artık , çıkıpta İstiklalde de yürünmüyor..
Eskisi gibi değil en saf duygular bile , dönüpte geriye haykırdığımda pişmanlığımı sus-pus oluyor sevdiceklerim..
En çok şu kelimeden korkar oldum (duyar oldum)..
– evet eskiden seviyordum ama şimdi sana karşı hiçbir şey hissetmiyorum.
Eskiden sevildiğimi şimdi(yeni) öğreniyor olmak daha bi yakıyor canımı..
Nasılda parçalanmaya yüz tutmuş insanlarım , aslında merak ettiğim arkadaşlığıyken aklındaki tek soru olan sevgiyi nasılda vuruyor yüzüme..
Ahh insanlarım , ah beyaz kanatlı pişmanlığım..
Bilmiyorum insanlar bunca yalanların içinde , şerefsizliklerin içinde yaptıklarıyla beraber rahat rahat yeni rüzgarların peşindeyken , ben neden hala en saf duygularımı düşünüpte yelkenimi açamıyorum rüzgara doğru , ve neden eskiye takılıp kalıyor paçam , ve neden bu kadar sağlammış diyorum..
Ve insanlarıma bakıpta kararmış yüzleriyle dolaşırken , hiçbir şeyi sorun etmiyormuş gibi konuşurken bir kez daha soruyorum hiçbir suçum yokken , hep insanlarım incinmesin diye yastık olmuşken hala eskiye bakıpta bu delirişim neden..
Ballı Sütlü
Nisan 12, 2007
yastıkların olmuştur senin çizgili
kaplan desenli , şeker kokulu
onlarla dalmışsındır en güzel rüyalara
onlarla uyanmışsındır ballı sütlü günlere
güneş vurdugunda yüzüne,
ögrenmişsindir nazlanmayı
hasta oldugunda ise yalvarmayı..
bi sevemedim kara kışları
o ince kaşlı kadınları , yüzündeki rütuşları
Dar Sokaklarda
Nisan 12, 2007
her gece temizlenir sokaklar silinir ayakizlerin
uçaklar geçer tepemden gideceksin bilirim
ilk günün yeşillikleri sensiz kalmadı bende yeri
iskeleler bizi özler, vapurlarda gülücükleri
oyunlar oynayalım küçücük dar sokaklarda
al bisikletini haydi, durma, kovala
fişekler atılsın tekrar, tekrar çıkalım o inşaata
inerken birdaha, birdaha atla kucağıma
yemekler yeyelim aynı masada, şarkılar söyleyelim
sabahları beraber uyanıp, beraber giyinelim
yanyanayken melekler gibi görünelim
herkesi uğurlayıp hikayemizden
bu dünyayı en son biz terkedelim
küçük notlar bırak bana, olmadığın zaman yanımda
adama benzet beni en kısa zamanda
Ada ‘ yı Görüyorum
Nisan 12, 2007
gofret çıtırtısıyla yağan yağmur
parlıyor sayesinde yapraklar
uzaktan bağıran işçiler
anlaşılan bu saatte ekmek peşindeler
ada’yı görüyorum ışıkları titriyor
inanmazsın fakat sanki onlarda ağlıyor
sarı kanatlı uçuşan kelebeğim
birgün bende iyileşeceğim
bugün bir titreme , tutamadığım ellerim
sanırım başım döndü , yapamadım sevdiğim
Benim İçin
Nisan 12, 2007
sandım ki
sandığımdaki sarı kirazlarım
sakladıkça kızaracaklar
sardım ki
kurdelayı öyle bir boynuma
benim için ağlayacaklar
Ölümüme Sadakat
Nisan 11, 2007
Plak dükkanı sahibi Rob, otuz beş yaşına geldiğinde hayatta pek de başarılı olmadığının farkına varır:
saygın bir işi yoktur, insanları müzik zevklerine göre sınıflandırmaktadır ve daha da önemlisi henüz evliliğe
gidebilecek bir ilişki kurmayı başaramamıştır. En son sevgilisi Laura da onu terk edince eski sevgilileri ile
tekrar görüşüp neden ilişkilerinde başarısız olduğunu anlamaya karar verir.
Ölümüne Sadakat, artık olgunlaşmak zorunda olduğunu düşünerek hayatına yön vermek isteyen bir
erkeğin bakışından modern çağda ilişkilerin nasıl yaşandığını anlatmakla kalmıyor, erkeklerin neden
“böyle.davrandıklarını” da açıklıyor.
Müzik tarihinin en muhteşem parçaları eşliğinde hayatın ve ilişkilerin en karmaşık noktalarına yapılan
son derece eğlenceli bir yolculuk…
(Arka Kapak)